avrupa

5/cate1/Avrupa

asya

6/cate2/Asya

yaşam

6/cate3/Yaşam

dünya

5/cate4/Dünya

manşet

5/cate5/Manşet

yaşam

3/cate6/Yaşam

Recent post

Bir ayda 1 milyon 787 bin 435 turist ağırladık

2020 yılının ilk ayında ülkemize giriş yapan turist sayısı 1 milyon 787 bin 435 olurken, milliyetlerine göre bakıldığında en çok turist ağırladığımız ülkenin Bulgaristan olduğu belirlendi. Böylelikle Ocak ayında Bulgaristan’dan ülkemizi ziyarete gelen kişi sayısı 162 bin 199 olarak kayıtlara geçti.

Medya takip kurumu Ajans Press, turizm ile alakalı basına yansıyan haber adetlerini inceledi. Ajans Press ve PRNet’in dijital basın arşivinden derlediği bilgilere göre bu yıl turizm ile alakalı basına35 bin 62 haber yansıdığı tespit edildi.

Sadece Ocak ayında çıkan haber adetleri incelendiğinde ise 15 bin 808 adet yansıma tespit edilirken, en konuşulan başlıklar arasında Ocak’ın son günlerine denk gelen ve dünyanın dördüncü büyük fuarı olarak bilinen Emitt’in yer aldığı saptandı.

EN ÇOK HAVAYOLU KULLANILDI

Ajans Press’in, Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerinden elde ettiği bilgilere göre, 2020 yılının ilk ayında ülkemize giriş yapan turist sayısı 1 milyon 787 bin 435 oldu. Geçen yılın ilk ayıyla kıyaslandığında da turist sayısında yüzde 5,33 artış yaşandı. Bu yıl ülkemize giriş yapan turistler milliyetlerine göre bakıldığında en çok Bulgaristan’dan geldikleri kaydedildi.

Böylelikle Ocak ayında Bulgaristan’dan ülkemizi ziyarete gelen kişi sayısı 162 bin 199 olarak saptanırken, Bulgaristan’ı takip eden diğer ülkeler Gürcistan, Rusya, Almanya ve İran olarak belirlendi. Turistlerin ulaşım yoluna bakıldığında ise ülkemize gelirken en çok havayolunun kullanıldığı gözlendi.

Koronavirüs sonrası ekonomi senaryosu

Toplum sağlığıyla birlikte ekonomiyi de etkileyen Koronavirüs salgını, etkisini yitirdiğinde dünyayı yeniden şekillendirecek. 

Bugünlerde karantina ve salgın konuşulsa da perakende dünyasında yeni bir çağ başlayacak. Yeni nesil araştırma ve perakende teknolojileri şirketi REM People’a göre Koronavirüs sonrası gelecekte üretim, istihdam, ithalat ve perakende satış stratejileri ve uygulamaları mecburen değişecek…

Dünyayı saran Covid-19 (Koronavirüs) salgını bu yıl gerçekleşecek hemen her şeyi yeniden şekillendirdi. Karantina kararları, Çin’in kapılarını kapatması, küresel taşımacılığın durması ve sosyal mesafe ekonomiyi de dönüştürüyor. Yeni nesil araştırma ve perakende teknolojileri şirketi REM People’a göre bu salgınla birlikte Türkiye ve dünyada hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Uluslararası markalara 43 ülkede perakende analitiği hizmeti veren REM People’ın CEO’su Bülent PEKER, Koronavirüs sonrası senaryoda üretim, istihdam, ithalat ve perakendede yaşanması muhtemel gelişmeleri şöyle anlattı:

Çin’in düşüşü mü?:

Çin geçtiğimiz 20 yılda dünyada hemen her şeyin lider tedarikçisi oldu. Ancak Koronavirüs sonrası birçok üretici karantina nedeniyle kapandı. Dünyanın büyüme motoru iki aylık bir uykuya daldı. Bu durum birçok kuruma Çin pazarının ne kadar öngörülemez olabileceğini gösterdi. Koronavirüs sonrası üretimle ilgili birçok alanda Çin pazarı liderliğini korusa bile bazı yerel alternatiflerine (rakiplerine) karşı güç kaybedeceğine kesin gözle bakılıyor.

Stok politikası değişecek:

Modern şirketlerin övündüğü en önemli eğilim ‘tam zamanında’ ürün politikasıydı. Yani ihtiyaçları karşılamak için mümkün olan en düşük stoğu muhafaza etmekti. Ancak karantina gibi tedarik zincirindeki olası sorunlar bu sistemi çökertiyor. Artık kurumlar, belirsizliklere karşı envanterlerini yeniden ayarlayacak ve daha fazla stok tutma eğiliminde olacaklar.

Yerel ürünler artacak:

Uluslararası nakliye ve seyahat kısıtlamaları insanlar gibi ürünlerin de bir noktadan diğerine ulaşmasını engelliyor. Bu durum bağlantılı küresel bir ekonomide büyük sıkıntılar yaratabiliyor. Koronavirüs sonrasında ürünlerin satılacağı ülke içinde üretilmesine dikkat edilmesi bekleniyor.

Toplantılar dijitalleşecek:

Dünyada hemen hemen her yerde büyük toplantıların yılın ikinci yarısına kadar erteleneceği bir gerçek. Ancak şirketlerin satış ziyaretleri, küçük toplantılar, seminerler ve sunumlar dijital iletişim kanallarına kaymaya devam edecek. Koronavirüs salgını bitse bile uzaktan çalışma (remote work) ve dijital platformlarda gerçekleşen toplantılar artık hayatın daha büyük bir parçası haline gelecek.

Evden çalışma dönemi:

Evden (uzaktan) çalışma sisteminin verimliliği üzerindeki tartışmalar uzun süredir devam ediyor. Bu dönem evden çalışmanın gerçekten mümkün olup olmadığını ya da verimliliğini tüm şirketlere göstermek üzere. Salgın sonrası dönemde birçok şirket ofis alanlarına yapılan yatırımların ne kadar anlamlı olduğunu sorgulamaya devam edecek. Özellikle evden/uzaktan çalışma konusunda yepyeni bir dönemin başlangıcında olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Değişime açık olmak:

Koronavirüs pandemisi son 100 yılın en önemli olayları arasında yerini aldı bile. Bundan sonraki süreçte başta devletler olmak üzere, birçok kamu ve özel kurumun benzer olaylara karşı acil eylem ve alternatif kaynak yönetim planının olması gerekecek.

Birleşmiş Milletler sudaki yaşam savunucusu

BM Kalkınma Programı, Şahika Ercümen’i Türkiye’deki  Sudaki Yaşam Savunucusu ilan etti

BM Kalkınma Programı, Şahika Ercümen’i Türkiye’deki Sudaki Yaşam Savunucusu ilan etti

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) Türkiye temsilciliği, dünyayı ve insanlığı etkileyen önemli konu başlıklarında bireyleri ve kurumları eyleme teşvik etmek amacıyla, 17 maddeden oluşan ‘Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın savunuculuğunu üstlenmeleri için toplumda başarılarıyla öne çıkan isimlerle işbirliğini sürdürüyor.

UNDP Türkiye bu kez, 8 Haziran Dünya Okyanus Günü’nde, ‘Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 14’üncüsü olan ‘Sudaki Yaşam’ maddesinin savunuculuğunu üstlenecek ismi duyurmak için, çevrim içi bir atama töreni ve basın toplantısı düzenledi. Sporculuk kariyerindeki başarılarının yanı sıra, çevre kirliliği, plastik kullanımı ve küresel sıcaklık artışı gibi konulara dikkat çekmek için Salda Gölü’nden Antarktika’ya kadar birçok yerde dalış yapmış olan Dünya Serbest Dalış Rekortmeni Şahika Ercümen, ‘UNDP Türkiye’nin Sudaki Yaşam Savunucusu’ olarak atandı.

UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Claudio Tomasi’nin de katıldığı basın toplantısı, UNDP Türkiye İyi Niyet Elçisi Mert Fırat’ın sunuculuğunda gerçekleştirildi.

Yeni görevinin kendisini gururlandırdığını belirten Dünya Serbest Dalış Rekortmeni Şahika Ercümen, “Denizler ve okyanuslar benim yaşam alanım diyebilirim. Dünyamızın %70’ini kaplayan deniz ve okyanusların yüzde 95’i, buralarda yaşayan canlı türlerinin ise %86'sı henüz keşfedilmedi. Ancak bu gidişle yakın zamanda okyanuslarda balıktan çok plastik olacak. Okyanusların ısınması ve asitlenmesi, denizlerimizdeki balık popülasyonunun azalması, aşırı ve yasa dışı avlanma nedeniyle bazı türlerin tükenme noktasına gelmesi, milyonlarca canlı türünün yok olması, istilacı türler ve tabii plastikler, mavi dünyayı tehdit ediyor. Sıfır Atık projesi başta olmak üzere, ülkemizin birbirinden güzel, korunması gereken deniz ve göllerinde yaptığım rekor ve keşif dalışlarında amacım sudaki yaşamı tanıtmak ve korumak için ilham vermekti. Bu çabalarımın Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın hedefleriyle örtüşmesi ve Sudaki Yaşamı savunma görevinin bana verilmesi benim için büyük bir onur.” dedi.

Konuyla ilgili açıklama yapan UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Claudio Tomasi ise şunları söyledi: “Bugün, Dünya Okyanus Günü’nde, serbest dalış alanında 10 dünya rekorunun sahibi olan Şahika Ercümen’i Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın Türkiye’deki Sudaki Yaşam Savunucusu ilan etmekten gurur duyuyorum. Şahika Ercümen’in UNDP Türkiye’nin Sudaki Yaşam Savunucusu olarak seçilmesinin sebebi sadece, dünyanın en zor sporlarından biri olan serbest dalıştaki başarıları ve spor kariyeri değil. Şahika Ercümen, sudaki yaşamın güzelliğine dikkat çekmeye olan adanmışlığının yanı sıra bugüne dek birçok vesileyle plastik kirliliği ve biyoçeşitlilik kaybı tehdidi ve deniz ekosistemindeki istilacı yabancı türler konusunda bizleri uyardı.

Sağlıklı okyanus ve denizler, var olmamız için şart. Ancak, bu değerli kaynaklara çok büyük zararlar verdik. Gezegenimizi ve onun yaşam kaynağı suları iklim değişikliği ve kirlilikten kurtarmak hala mümkün. Bu hayati kaynağı korumamız, tüm insanlık ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı koymak için gerekli. Şahika Ercümen ve UNDP Türkiye’nin birlikte, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın ve özellikle de 14’üncü Amaç olan ‘Sudaki Yaşam’ın tanıtımına büyük katkıda bulunacağına inanıyorum. Sudaki yaşamın, gezegenimiz ve insanlığın sağlığında oynadığı önemli rol hakkında farkındalık uyandırmak için birlikte çalışmayı heyecanla bekliyorum.”

En fazla doğal afet riski taşıyan ülkeler

En fazla doğal afet riski taşıyan ülkeler

Dünyada en fazla doğal afet riski altında ülkeler belli olurken, birinci sıraya Okyanusya’da yer alan ve 56,71 indekse sahip Vanuatu’nun yerleştiği saptandı. Türkiye’nin ise bu listeye 5,06 ile 113’üncü sıradan yerleştiği kaydedildi.

Medya takip kurumu Ajans Press, doğal afetler ile alakalı basına yansıyan haber adetlerini inceledi. Ajans Press dijital basın arşivinden derlediği bilgilere göre geçen yıl afetler ile alakalı basına37 bin 426 haber yansıdığı tespit edildi. Bu yıla baktığımızda ise bu rakam 22 bin 781 olurken, bu yıl içerisinde Manisa, Bingöl ve Elazığ gibi Türkiye’nin çeşitli noktalarında olan depremlerin konuşulan başlıklar arasında olduğu görüldü.

Ajans Press’in, WorldRiskReport 2019 verilerinden elde ettiği bilgilere göre, Dünya’da en fazla doğal afet riski taşıyan ülkeler belli oldu. Böylelikle birinci sıraya 56,71 indeks ile Vanuatu’nun yerleştiği saptanırken ilk 5’te yer alan diğer ülkeler Antigua ve Barbuda, Tonga, Solomon Adaları ve Guyana olarak kaydedildi.

Türkiye ise bu listenin 113’üncü sırasına yerleşirken, indeksinin 5,06 olduğu saptandı. 180 ülkeyi kapsayan raporda en düşük risk 0,31 ile Katar olarak görülürken, onu bir üst sıradan 0,54 ile Malta’nın takip ettiği kaydedildi.

Dünyada kaç kişi aktif internet kullanıyor?

 Dünyada kaç kişi aktif internet kullanıyor?


Güncel küresel dijital nüfus oranları belli oldu. Temmuz ayı itibarıyla 4,57 milyar kişinin aktif internet kullanıcısı olduğu saptanırken, bu rakamın küresel nüfusun yüzde 59’unu oluşturduğu kaydedildi.


Medya takip kurumu Ajans Press, dijital medya ile alakalı basına yansıyan haber adetlerini inceledi. Ajans Press’in dijital basın arşivinden derlediği bilgilere göre bu yıl dijital medya ile alakalı 819 haber çıkışı olduğu görüldü. Sosyal medya ile alakalı çıkan haber adetlerine bakıldığında ise 125 bin 817 olduğu saptandı. 


Haber içeriklerine bakıldığında sosyal medyanın Türkiye’de yaygın olarak kullanıldığı görülürken, halkın büyük bir kısmının gündemi sosyal medya üzerinden takip ettiği ve sosyal medya ile alakalı yapılan düzenlemenin gündemin en çok konuşulan başlığı olduğu tespit edildi.


AKTİF SOSYAL MEDYA KULLANICI SAYISI 3,9 MİLYAR


Ajans Press’in, Statistaverilerinden elde ettiği bilgilere göre, güncel küresel dijital nüfus oranları belli oldu. Böylelikle Temmuz ayı itibarıyla 4,57 milyar kişinin aktif internet kullanıcısı olduğu saptanırken, bu rakamın küresel nüfusun yüzde 59’unu oluşturduğu kaydedildi.İnternet kullanımı bakımından Çin, Hindistan ve ABD’nin diğer ülkelerin önünde olduğu görüldü. 


Sıralamada başı çeken diğer ülkeler ise, Endonezya, Brezilya, Nijerya, Japonya, Rusya, Bangladeş, Meksika, Almanya, Filipin ve Türkiye oldu. Sosyal medya kullanan aktif kullanıcı sayısı ise 3,96 milyar olarak belli olurken, mobil üzerinden sosyal medya kullanan kişi sayısı 3,91 milyar olarak kayıtlara geçti.



Covid-19 aşısı için küresel yarış hızlandı

 Covid-19 aşısı için küresel yarış hızlandı

Çin Askeri Bilimler Tıp Akademisi’nden Chen Wei ve CanSino Biosciences şirketi tarafından ortaklaşa geliştirilen yeni koronavirüs aşısının (Ad5-nCoV aşısı) patent başvurusu onaylandı. Bu Çin’in ilk yeni koronavirüs patenti oldu. 18 Mart’ta başvurusu yapılan patent belgesi 11 Ağustos’ta onaylandı.
 
Chen Wei öncülüğündeki ekibin geliştirdiği rekombinant yeni koronavirüs aşısı yurtiçinde 1'inci aşama, dünyada 2'inci faz klinik denemesini tamamlamış oldu. Böylece aşının güvenliği ve bağışıklık geliştirip geliştirmediği doğrulandı. Aşının 3’üncü faz uluslararası klinik denemesi kontrol altında ilerliyor. Çin Ulusal Fikri Mülkiyet İdaresi internet sitesinde yer alan bilgiye göre aşı, bir salgın durumunda çok kısa sürede seri üretilebiliyor.
 
CanSino pazar günü yaptığı açıklamada, patentin verilmesinin aşının etkinliğini ve güvenliğini daha da doğruladığını ve fikri mülkiyet haklarının (IPR) ortaya çıktığını söyledi. Shanghai merkezli bir aşı uzmanı olan Tao Lina, patent hibesinin muhtemelen pazarlama sürecini kolaylaştıracağını söyledi. Resmi olarak verilmiş bir patentin, özellikle uluslararası pazarda Çin tarafından geliştirilen COVID-19 aşılarına yönelik pazar güvenini artıracağını da sözlerine ekledi.
 
Öte yandan Hindistan Başbakanı Narendra Modi cumartesi günü yaptığı Bağımsızlık Günü konuşmasında, Hindistan’ın COVID-19 aşılarını toplu üretmeye hazır olduğunu söyledi. Modi’ye göre Hindistan’da üç koronavirüs aşısı test ediliyor.
 
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin geçtiğimiz hafta yeni koronavirüse karşı dünyanın ilk aşısının geliştirildiğini duyurdu ve kızının çoktan aşılanmış olduğunu da sözlerine eklemişti.

Rusya Sağlık Bakanı Mikhail Murashko’nun geçtiğimiz hafta, Rusya’nın Gamaleya Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen aşının ilk partisi iki hafta içinde kullanıma hazır olacağını duyurmuştu.
 

Çin Uluslararası Radyosu



Maceracı kadınlardan oluşan keşif ekibi Kuzey Kutbu’na ulaştı

Tanınmış kutup kaşifi Felicity Aston MBE liderliğindeki 7 Avrupalı ve 4 Orta Doğulu kadın coğrafi Kuzey Kutbu’na doğru yolculuğa çıkmıştı.

Çoğu tecrübesiz olan kadın kutup maceracıları 7 günlük zorlu kayak yolculuğunu tamamladı.
Kaspersky Lab CEO’su Eugene Kaspersky, bitiş çizgisinde ekibi karşılamak için Kuzey Kutbu’na uçtu.

Aşırı düşük sıcaklıklar, kayan buz kütleleri, sert rüzgarlar ve kutup ayısı tehdidinin üstesinden gelen çoğu acemi 11 kadın maceracı, 7 günlük yolculuğun ardından dün Kuzey Kutbu’na vardı.

Aralarında yalnızca iki tecrübeli kâşifin yer aldığı ekipte Orta Doğu’dan dört, Avrupa’dan yedi kadın bulunuyordu. Ekip 1° Kuzey enleminden kutba doğru yaptıkları zorlu kayak yolculuğunu dün başarıyla tamamladı.

Tecrübeli kutup kâşifi Felicity Aston MBE önderliğindeki ekibi Kuzey Kutbu’nda Kaspersky Lab CEO’su ve kurucusu Eugene Kaspersky karşıladı. Kaspersky şunları söyledi:

“Bu cesur kadınları yolculuklarının sonunda şahsen tebrik etme ve şereflerine bir kadeh şampanya kaldırma fırsatını kaçıramazdım. Yolculuk boyunca ekibin işleri her zaman yolunda gitmedi. Aşırı düşük sıcaklıklar, güçlü rüzgarlar ve kayan buz kütleleriyle karşılaşmalarına rağmen yolculuğu tamamladılar. Ekibin bazı üyeleri, kendi ülkelerinden Arktik buz örtüsüne ayak basan ilk kadınlar oldu.”

Kendisi de maceraya düşkün biri olarak kadınların kutup yolculuklarını uzun süredir destekleyen Kaspersky, ekibi çabalarından ötürü takdir ederek duyduğu hayranlığı dile getirdi. Kaspersky, daha önce Aston liderliğindeki iki yolculuğa da destek olmuştu.

Bunun şimdiye kadar çıktığı en zorlu yolculuklar arasında olduğunu dile getiren Aston,

“Takım aşırı soğuğa, kutup ayısı tehdidine, açık su akıntılarına, ince buz katmanlarına ve çok küçük çadırlarda yanyana yaşamak zorunda kalmaya direndi. Bazı günler geniş buz yığınları arasında yollarını bulmak için zorlu ve moral bozucu kararlar vermek zorunda kaldılar. Örneğin geçiş yolu bulmak için ters yönde uzun süre ilerlemeleri gerekti. Tüm zorlukları harika mizah duyguları, maceracı ruhları ve bu yolculuğa çıkma nedenlerine sıkı sıkıya bağlı kalmalarıyla aştılar.” dedi.

Aston 7 günlük kutup macerasını, Batı ve Arap kültüründen kadınlar arasında daha iyi diyalog ve anlayış oluşturmak ve tüm kadınların içinde bulundukları koşullardan bağımsız olarak beklentilerin üzerine çıkarak hayatlarının amacını gerçekleştirmelerine ilham kaynağı olmak için başlattı.


Aston, “Ekip dünyanın çatısına yolculuk yapma fırsatına sahip olduğu için çok mutlu. Hep birlikte, tüm zorluklara karşı iş birliği, takım çalışması ve azim göstererek olumlu ve güçlü bir mesaj verdiler. Tüm bu değerleri Kaspersky Lab’in de paylaştığını biliyorum.” dedi.

Kaspersky Lab, Avrupalı ve Arap kadınların katıldığı yolculuğa destek vermesinden önce, 2009’da Kaspersky Commonwealth Antarctic Expedition’a ve 2011’de de Kaspersky ONE Transantarctic Expedition’a sponsor olmuştu.

2013’te ise Kaspersky Lab, Kaspersky 7 Volcanoes Expedition adlı yolculukta bir yıl içinde yedi kıtadaki en yüksek volkan zirvelerine tek başına tırmanan ilk kadın olan Rus dağcılık rehberi Olga Rumyantseva’ya sponsor olmuştu.